HPV tarama testi ve HPV aşısı

HPV rahim ağzı kanseri ile ilişkisi artık kanıtlanmış olan bir virüstür.

 

Human papilloma virüsü  (HPV) nedir?

Human papilloma virüsü (HPV) cilt siğillerine, genital siğillere ve bazı kanser türlerine neden olabilen bir virüstür. Birçok HPV türü vardır. Farklı türler farklı sağlık sorunlarına neden olabilir.

HPV nasıl bulaşır?

Cinsel ilişki ile bulaşır. Virüse sahip biriyle vajinal, anal veya oral seks yaparak HPV'yi alabilirsiniz. En sık vajinal veya anal seks sırasında yayılır. 

HPV sağlık sorunlarına neden olur mu?

Çoğu durumda HPV kendiliğinden geçer ve sağlık sorunlarına neden olmaz. Ancak kadınların yüzde 10 ila 20’sinde HPV enfeksiyonu geçmemesinden dolayı genital siğiller ve kanser gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.

HPV enfeksiyonunun riskleri nelerdir?

- Cinsel organlardaki bir HPV enfeksiyonu, kadınlarda serviks (rahim ağzı kanseri) veya vajinal kanserlere ve erkeklerde ise penis kanserine neden olabilir. 

- Kadınlarda ve erkeklerde genital siğillere neden olabilir.

- Kadınlarda ve erkeklerde anal kansere neden olabilir.

- Kadınlarda ve erkeklerde ağız ve boğaz kanserlerine neden olabilir.

Bu problemler genellikle bir insana ilk bulaştıktan yıllar sonra ortaya çıkar.

HPV'yi ve neden olabileceği sağlık sorunlarını nasıl önleyebilirim?

HPV aşısı önerilen yaş gruplarında uygulandığında, HPV'nin neden olduğu hastalıklara (kanserler dahil) karşı önemli bir koruma sağlar. Prezervatif, HPV'ye karşı tamamen koruma sağlamasa da cinsel yolla enfeksiyon bulaşma ihtimalini azaltır. HPV’ye bağlı bir kanser ihtimalini azaltmak için en güvenli yöntem HPV aşısını yaptırmanızdır. 

Kimler aşı olmalı?

HPV aşısı ülkemizde 9-26 yaş arası kadınlara HPV testi yapılmaksızın önerilmektedir. Ayrıca 43 yaşa kadar kadınlarda yapıldığında aynı etkinin var olduğu gösterilmiştir. Bayanların evli ya da bekar olması, daha önce cinsel deneyimi olup olmaması, birden fazla partner olup olmaması aşı yapılmasını değiştirmez. Yaş ilerledikçe ve cinsel partner sayısı arttıkça aşının etkinliği azalmaktadır. Erkeklere aşı bazı ülkelerde önerilmekte fakat henüz bizim ülkemizde bu uygulamaya geçilmemiştir.

Genital siğil veya HPV enfeksiyonum varsa aşı olabilir miyim?

Herhangi bir HPV aşısıyla cinsel olarak aktif hale gelmeden önce aşılanırsanız, HPV'ye karşı en yüksek korumaya sahip olursunuz. Bununla birlikte, 26 yaşın altındaysanız ve cinsel olarak aktifseniz, genital siğiller, pozitif bir HPV testi veya anormal bir Pap smear testiniz varsa yine de HPV aşısından bir miktar fayda sağlayabilirsiniz. 

HPV aşısı yaptırdım. Tekrar doz yaptırmama gerek var mı?

Bugünkü bilgilerin ışığında 3 doz aşı uygulaması tamamlandıktan sonra ilerleyen zamanlarda rapel (tekrar doz) gerekli değildir.

HPV Aşısı yaptırdım. Yıllık smear (rahim ağzı kanseri için tarama) taramasına gerek var mı?

Evet. Aşıyı yaptırmış olmak servikal smear takibini ortadan kaldırmaz. HPV aşısı olanlar da dahil tüm kadınlar rahim ağzı kanseri için rutin bir programda kontrol edilmelidir.  Rahim ağzı kanserinin tek etkeni Hpv virüsü olmadığı için yıllık smear taraması mutlaka yaptırılmalıdır.

 HPV (HUMAN PAPILLOMA VIRUS)

  Human Papilloma Virüs, papilloma virüs ailesine mensup, deri ve mukozal yüzeylerdeki bazal epitelyal tabaka hücrelerini enfekte eden bir DNA virüsüdür. Human Papilloma Virüs, oldukça yaygın ve cinsel ilişkisi olan her kadının karşılaşabileceği bir virüstür. Kadınların yarısına yakını bu virüsü alır ve herhangi bir belirti göstermediği için farkına varmadan normal hayatlarına devam ederler. Rahim ağzı (serviks) kanserinden %100 sorumlu tutulmakla birlikte, vajina ve vulva kanserinin büyük bir kısmına sebep olur. Erkeklerde ise bu durum penis kanserine yol açabilir. Virüsün 200’den fazla çeşidi bulunmaktadır. Fakat bunlardan sadece 30-40 tanesi genital bölgeyi enfekte edebilir.

HPV risk derecesine göre 3 gruba ayrılır. Siğillere neden olanları düşük riskli olarak gruplandırılır. Özellikle tip 6 ve tip 11 neredeyse tüm genital siğillerden sorumludur. Orta riskli ve yüksek riskli gruptakiler ise kanserojen olanlarıdır. Özellikle 16, 18, 31, 33, 35, 45 ve 58 dünyadaki rahim ağzı(serviks) kanserinin %95’inden sorumlu tutulur.  Fakat tip 16 ve 18 aralarında kanser oluşturma riski en yüksek olan tiptir.

HPV BELİRTİLERİ NELERDİR?

Siğiller genellikle şikâyete neden olmazken, bazen kaşıntıya neden olabilir ve cinsel ilişki sırasında kanayabilirler. Cinsel ilişki sonrasında lekelenme tarzında kanama, kronik geçmeyen kokulu vajinal akıntıda HPV’nin belirtileri arasındadır.

HPV ENFEKSİYONUNUN RİSKLERİ NELERDİR?

- Cinsel organlardaki bir HPV enfeksiyonu, kadınlarda serviks (rahim ağzı kanseri) veya vajinal kanserlere ve erkeklerde ise penis kanserine neden olabilir. 

- Kadınlarda ve erkeklerde genital siğillere neden olabilir.

- Kadınlarda ve erkeklerde anal kansere neden olabilir.

- Kadınlarda ve erkeklerde ağız ve boğaz kanserlerine neden olabilir.

Bu problemler genellikle bir insana ilk bulaştıktan yıllar sonra ortaya çıkar.

HPV VE SİĞİL (KONDİLOM):

  • Tek, grup halinde, ciltten kabarık üzeri pürtüklü, yassı veya "karnabahar" biçimli olabilir
  • Açık kahverengi, deri rengi veya cilt renginde olabilir.
  • Genellikle acı-ağrı hissi olmaz, bazen kaşıntı hissiyatı olabilir.
  • Cinsel ilişki sırasında siğillerin olduğu bölgelerde hafif kanamalar olabilir.
  • Siğil olan bir kişi ile cinsel temas sonrasında haftalar ya da aylar sonra ortaya çıkabilir.
  • Genital siğillere neden olan HPV enfeksiyonu, oral seks ile beraber ağız ve boğazda siğillere neden olabilir.

Siğillerin en sık tespit edildiği yerler

Kadınlarda;

  • Vulvada (dış kadın genital bölgesi),
  • Vajina içinde veya çevresinde,
  • Anüs içinde veya çevresinde,
  • Kasıklarda (genital bölgenin iç uylukta buluştuğu yer),
  • Rahim ağzında,
  • Ağız içi ve boğazda görülebilir.

Erkeklerde;

  • Penis,  
  • Testisler,  
  • Kasık,  
  • Bacak arası veya anüste bir veya daha çok sayıda,
  • Ağız içi ve boğazda görülebilir.

HPV TANISI NASIL KONULUR?

Genital siğiller görüntüleri açısından çok tipiktir. Yapılacak olan basit bir muayene sonucunda tanı konulabilir. Cinsel ilişki sonrasında lekelenme tarzında kanama, kronik geçmeyen kokulu vajinal akıntı gibi şikâyetleri olan hastalarda ileri tetkiklere başvurmak gerekir.

HASTALIĞIN TESPİTİNDE YAPILACAK TESTLER

Pap Smear Testi

Jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından (serviks) özel bir fırça vasıtasıyla örnek alınır. Ağrısız, acısız bir işlemdir. Rahim ağzında hücresel değişiklik olup olmadığı belirlenir. Smear testi tek başına kanser tanısı konulmasında yeterli değildir. Smear testinin pozitif çıkması bir problem olduğuna ve tanıya yönelik testler yapılması gerektiğine işaret eder.

HPV DNA TİPLENDİRME TESTİ

HPV, düşük riskli, orta riskli ve yüksek riskli olmak üzere üç gruba ayrılır. HPV DNA Tiplendirme testi ile virüsün hangi tip ve hangi risk grubunda olduğu tespit edilir.

 Kolposkopi

Vulva, vajina ve serviksin özel boyalarla boyanarak mikroskop altında incelenmesidir.

Servikal Biyopsi

Kolposkopi sonrasında şüpheli görülen alanlardan örnek alınma işlemidir. Böylece kansere neden olabilecek hücre değişimleri araştırılır.

HPV’DEN NASIL KORUNABİLİRİZ?

  HPV virüsü bulaştıktan sonra bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerde herhangi bir hastalığa sebep olmadan yok edilebilir. Ancak bazı durumlarda hastalar ömür boyu HPV taşıyıcısı olarak hayatlarına devam ederler. HPV tedavisi virüsten dolayı oluşan siğilleri, cinsel ilişki sonrasında oluşan kronik akıntıyı, lekelenmeyi ve rahim ağzında oluşan hücresel değişikliklerden dolayı oluşabilecek rahim ağzı kanserini tedavi etmeyi amaçlar. Vücudun bağışıklık sistemi bu virüsten daha güçlüyse, hayatlarının sonuna kadar taşıyıcı da olsalar olumsuz bir etki görmezler. Ömür boyu virüs taşımanın olumsuz hissiyatı, sürekli siğil çıkabilme ve cinsel ilişki sonrasında tekrardan kanama ihtimali, virüsü bir başkasına bulaştırma endişesi ve en önemlisi kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olma riski bu virüsten korunma isteğinin nedenleridir. İşte bu yüzden HPV'nin tedavisinden çok HPV’den korunmanın yolları üzerinde durmak en doğrusudur. Bunun dışında kadınlar için en iyi korunma yolu ergenlik döneminde yapılan HPV aşısıdır. Bu aşı rahim ağzı (serviks) kanserini önleyen aşı olarak da bilinir. Öte yandan prezervatif (kondom) gibi korunma metotları belli bir oranda koruma korunma sağlamaktadır. Fakat bu koruma kesinlikle %100 değildir.

HPV ANNEDEN BEBEĞE GEÇER Mİ?

  Human papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonunun hamilelikte anneden bebeğe geçmesi oldukça çok tartışılan bir konudur. HPV ile enfekte olmuş anneden gebelik ve doğum sırasında bebeğe de bulaşabildiği bilinmektedir. 
Genital HPV’li kadınların bebeklerinde %80’ine kadar HPV DNA’sı, ağız ve geniz mukozasında saptanabilir ve bu aylarca veya yıllarca sürebilir. Bu nedenle HPV enfeksiyonu ile mücadele ilk olarak aşılama ile başlamalıdır.

HPV’NİN TEDAVİSİ

 Günümüzde rahim ağzı kanserinde normal bir hücrenin doğrudan kanser hücresine dönüşmediği, bazı basamakların ardında kanser geliştiği kabul edilmektedir. Smear gibi tarama testlerinde anormal test sonucu olan bireylerde rahim ağzından (serviks) biyopsi yapılarak, yıllar sonra kansere dönüşebilecek bazı kanser öncesi durumlar saptanabilmektedir. HPV’nin değil, ancak HPV’nin yol açtığı bu kanser öncesi durumların tedavisi mümkündür. Bu noktada hafif hücresel değişikliklerde takip bir seçenek olmakta iken, daha ileri anormal bulgularda, şüpheli alanın çıkarılması ve bu alanın çıkarılmadan çeşitli enerji metodlarıyla yerinde tedavisi mümkün olmaktadır. 

 HPV’nin kesin bir tedavisi yoktur ama ortaya çıkabilen patolojiler tedavi edilebilir. HPV vücuda bir kez girdiğinde ömür boyu burada kalır denilirken, günümüzde yapılan DNA incelemeleri HPV virüse ait genetik materyalin 6-24 ay içinde vücuttan tamamen atılabildiğini göstermektedir. Burada en önemli faktör kişinin bağışıklık sistemidir.
Çok büyük boyuttaki siğiller bölgesel uygulanan kremler ve fitoterapi ilaçları ile tedavi edilebilir. Genital siğillerin tedavi sonrasında tekrarlama ihtimali vardır. Kondilomda en çok uygulanan ve başarılı olan yöntem lezyonun yakılması ya da dondurulması işlemidir. Kondilom (siğil) tedavisinin amacı sadece görülen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlıdır. Siğillerin tedavisi HPV’nin bulaşıcılığını ve yayılmasını azaltmaktadır. Kondilomlar tümüyle ortadan kalksa da HPV enfeksiyonu hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdürebilir.  Tedavi sonrası yeniden genital siğiller ortaya çıkabilir ve tekrar tedavi edilmeleri gerekir. Tekrarlama eğilimi virüsün genetik tipine ve kişilerin bağışıklık sisteminin gücüne bağlıdır.   

HPV TİPİNİ ÖĞRENMEK MÜMKÜN MÜDÜR?

 HPV pozitif olan hastaların HPV DNA Tiplendirme Testi ile virüsün hangi tipine sahip olduğunu öğrenmesi mümkündür.

SONUÇ ve ÖNERİLER

HPV, rahim ağzında (servikste) hücresel değişiklik yapma potansiyeline sahiptir. Fakat HPV pozitif olduğu saptanan hastaların hemen panik yapmasına gerek yoktur. Çünkü bu hücresel değişiklikler hastaların bağışıklığının düşük olduğu bir dönemde ve 10-15 yılı alabilen bir sürede gerçekleşir. Düzenli smear kontrolleri ile hücresel değişiklikler daha erken fark edilebilir ve %100 bir şekilde tedavi edilebilir. Prezervatif, HPV'ye karşı tamamen koruma sağlamasa da cinsel yolla enfeksiyon bulaşma ihtimalini azaltır. HPV’ye bağlı bir kanser ihtimalini azaltmak için en güvenli yöntem HPV aşısını yaptırmanızdır.

ERKEN TANI HAYAT KURTARIR!






Merhaba
Sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyarız.
kapat