Yumurtalık (Over) Kistleri Ve Tedavisi

Kız çocukları doğmadan daha anne karnındayken yumurtalıklarında milyonlarca yumurta hazır vaziyette belli bir evrede beklemektedir.

Yumurtalık (over) Nedir? Yumurtlama (ovulasyon) Nedir?

Yumurtalıklar, ana rahmine (uterus) tüpler (tuba) vasıtasıyla bağlanan kadın üreme organıdır. Her ayın belirli dönemlerinde yumurtalıklardan ''yumurta'' atılması olur. Bu yumurtalar tüpler yardımıyla rahmin içine doğru ilerler. Bu olaya ovulasyon (yumurtlama) denir. Kadında ovulasyon genellikle adet dönemlerinin ortasına rastlayan 11-16. günler arasında olur. Rahim içine iletilen bu yumurtalar spermle karşılaşır ve döllenme olursa gebelik meydana gelir. Spermle karşılaşmaz ise bazı hormonların etkisiyle adet dediğimiz menstrüasyon kanamasıyla vücuttan dışarı atılır.

Kız çocukları doğmadan daha anne karnındayken yumurtalıklarında milyonlarca yumurta hazır vaziyette belli bir evrede beklemektedir. 9-12 yaş aralığında vücut birçok mekanizmayla kendisini ilk adet kanamasına (menarş) hazır hale getirir. İlk adet kanmasıyla birlikte beklemekte olan bu yumurtalardan yüzlercesi bir sonraki evreye geçer ve yumurtlama döngüsüne başlar. Folikül diye adlandırdığımız yumurtalıkta büyüyen yumurta kisti adet döngüsünün ortasında çatlayarak içindeki yumurta hücrelerini tüpler vasıtası ile rahmin içine atar. Bu dönemde (adetin 11-16. günlerinde) kadınlarda hafif bir kasık ağrısı, pembe renkte birkaç gün sürebilen leke tarzı vajinal kanama şikayetleri olabilir. Ayrıca ultrasonografi ile bakıldığında bir miktar karın içi sıvı da izlenebilir. Bu yumurtanızın çatladığını (yumurtladığınızı) gösteren ve korkmamanız gereken doğal bir süreçtir. Bazen bu folikül dediğimiz kistte çatlama olmaz ve büyümeye devam ederse yumurtalık kisti dediğimiz yapılar oluşur.

Yumurtalık Kistleri Kaç Çeşittir?

Basit Kist: Yumurtalıklarda en sık görülen kist türüdür. Folikül içi sıvı birikmesinden oluşan birçoğu iyi huylu olan yumurtalık kistleridir. Genellikle 1-4 cm civarında düzgün sınırlı kistlerdir. Takiplerde birkaç ay içerisinde kendiliğinden kaybolurlar.

Hemorajik (Kanamalı) Kist: Basit kistlerin içinde meydana gelen kanamanın pıhtılaşması sonucunda oluşan kistlerdir. Kanama miktarına göre 4 ile 5 cm boyutlarına kadar ulaşabilirler. Bu durumlarda korpus hemorajikum kisti adını alır. Hemorajik kistler büyük oranda tek bir yumurtalıkta görülür. Nadir olarak her iki yumurtalıkta da görülebilir. Bu kistler, doğal yollardan gebelik sağlayamayan ve bu yüzden yumurtalık tedavisi gören kişilerde yaygın olarak görülür. Ayrıca kan sulandırıcı türde ilaç kullanımı da hemorajik kiste sebep olabilir.

Endometrioma (Çikolata kisti): Endometriozis hastalığının yumurtalıklarda oluşturduğu kistik yapıya verilen isimdir. Düzgün sınırlı, içerisinde koyu siyah çikolata benzeri sıvı bulunduran yumurtalık kistleridir. Tek taraflı veya her iki yumurtalıkta da görülebildiği gibi tek veya birçok cepten oluşabilir. Bu kistlerin yumurtalık kanserine dönüşme riskleri %1’in altındadır. Çevre dokulara yapışarak şiddetli adet sancısı (dismenore) ya da cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni) yapabilirler. Kronik pelvik ağrı ve gebe kalamamayla (infertilite-kısırlık) birlikte giden bir hastalıktır.

Dermoid Kist: Dermoid kist, içinde kıl, tüy, diş, kemik ve sinir dokusu bulunabilen ve nadiren kansere dönüşme ihtimali olduğu için ameliyat ile çıkarılması gereken bir hastalıktır. Tanı konulduğunda birçoğu 5-10 cm boyutlarında olan iyi huylu yumurtalık tümörlerinin %60’ını oluşturan kistlerdir. 

Polikistik Over Hastalığı: Yumurtalık içinde çok küçük boyutlarda çok sayıda kistin bulunmasıdır. Bu durumun sebebi herhangi bir nedenle uzamış yumurtlama süresine bağlıdır. Her ay çatlaması gereken foliküllerin gelişimlerinin bir aşamada durması ve yumurtalıklarda kist halinde kalmasıyla oluşurlar. Bu durum sürekli tekrar ettiğinde yumurtalıkta çatlayamamış birçok kistik yapı görülür.

Yumurtalık Tümörleri: Yumurtalık kanseri veya over kanseri, kadın üreme organı yumurtalıklarda görülen kanser türleridir. Yumurtalık hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan tümörlerdir. Daha çok menopozdan sonra görülmesine rağmen her yaş grubunda görülebilir. Çoğunlukla yumurtalıkların yüzey tabakasından gelişir ve geliştiği dokuya bağlı olarak isimlendirilir. Yumurtalık kanserinin tedavisine geç başlanılmasındaki en önemli sebep, hastalığın başladığı dönemde önemli bir şikayete neden olmamasıdır. Başlangıçta genellikle hiçbir belirti olmazken, hastalığın ilerleyen aşamalarında iştah kaybı, zayıflama, karın ağrısı, karında şişlik ve buna bağlı nefes darlığı görülebilir. Hastalık erken teşhis edildiği takdirde hayatta kalma oranı yüksektir. 

Yumurtalık (Over) Kistlerinde Belirtiler Nelerdir?

Over kistlerinin çoğu herhangi bir semptoma (belirtiye) neden olmaz ve rastlantısal olarak muayenede ultrasonografi esnasında tespit edilirler. 

  • Adet düzensizlikleri (En sık görülen belirtidir)
  • Karın ağrısı ve bası hissidir.
  • Sırt, bel ve kasık ağrısı
  • Cinsel ilişki esnasında ağrı
  • Adet dönemlerinde tekrarlayan ağrı
  • Karında şişlik ve ele gelen kitle hissi, karın çevresinin genişlemesi
  • İdrar kaçırma ve idrar torbasını tam boşaltamama hissi
  • Hormonal değişikliklere bağlı tüylenme, saç dökülmesi
  • Kısırlık (İnfertilite)
  • Gaita (büyük abdest) dışkılamasında zorluk çekme ve kronik kabızlık (kistlerin barsak sistemi üzerine bası yapması sonucu meydana gelir)

 Yumurtalık Kistleri Nasıl Teşhis Edilir?

Yumurtalık kistleri sıklıkla rutin bir muayene esnasında saptanırlar. Bu kistlerin çoğuna karından (abdominal) yada vajinal yolla yapılan ultrasonografi ile tanı konulur. Jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile bu kistlerin iyi veya kötü huylu oldukları anlaşılabilir ( kitlenin büyüklüğü ve şekli, basit kist veya solid kitle ayrımı, papiller uzanımlar, kalsifikasyonlar, çevre dokularla ilişkisi vs.). Muayene ve ultrasonografiye ek olarak Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme istenebilir ve kan tahlili ile bazı tümör belirteçlerine bakılabilir. Kan tahlilinde bakılan Kanser Antijen 125  (Ca-125) yumurtalık tümörlerinde önemli bir belirteçtir. İleri evre yumurtalık tümörlerinde yüksek bulunma olasılığı artmaktadır ancak erken evre tümörlerde güvenirliliği sınırlıdır. Ca-125 ne yazık ki tümöre özgü bir belirteç değildir, sağlıklı kadınların %1 ‘inde de yükselebilmektedir. Bunun dışında myom, endometrioma gibi olgularda da yükselebilme eğilimindedir. Ca125 dışında serum alfa-fetoprotein (AFP), Beta - hCG, karsinoembriyonik antijen (CEA) ve kanser antijen 19-9 (CA 19-9)  da kullanılan tümör belirteçlerindendir.

Yumurtalık Kistlerinin Tedavisi Nelerdir?

  1. İzlem Tedavisi

Yumurtalık kistlerinin çoğu tespit edilmesinden sonra 6 ay içerisinde kendiliğinden gerilerler. Bu sebepten şikayeti olmayan hastaya sadece izlem tedavisi uygulayarak kistin boyutundaki küçülme takip edilebilir.

Yumurtalık kanseri riski yaşın ilerlemesiyle birlikte ve özellikle menopozda artmaktadır. Buna rağmen ultrasonografide ince duvarlı, kistin çapının 5 cm ‘den az olması, izlem sırasında kistte büyümenin olmadığı, Ca-125 düzeylerinin normal olduğu hastalarda bu kistler takip edilebilir.

  1. İlaçlar

Doğum kontrol hapları (OKS) kistin gerilemesini hızlandırdığı için bir tedavi seçeneği olarak kullanılmaktadır.

  1. Ameliyatlar

Kitlelerin radyolojik ve serolojik olarak sınıflandırma çabamıza rağmen iyi ve kötü huylu kitleler kendi aralarında benzer özellikler taşımaktadır. Kesin ayrım için kitlelerin ameliyatla çıkarılıp patolojide incelendikten sonra iyi huylu ve kötü huylu ayrımı yapılabilmektedir.

Eğer kistin büyüklüğü 10 cm’den fazlaysa, muayene sırasında hareketsiz yani çevre dokulara yapışıklık varsa, kist yüzeyi düzgün değilse, solid (katı&sert) kısımlar içeriyorsa, her iki yumurtalıkta birden kist varsa iyi huylu olma ihtimali olsa bile ilerleyen zamanlarda kötü huylu (malign) kistlere dönüşebilme potansiyelleri nedeniyle bu kistler ameliyatla çıkarılmalıdır. Muayene sırasında mobil (rahat hareketli yani çevre dokulara yapışık olmayan) ve ultrasonografi ile incelemede 6 cm’den küçük solid kısımları olmayan sadece içi sıvı ile dolu olan kistlerin basit bir kist olma ihtimalleri çok daha yüksektir. Bu kistler bir kaç ay takip edilebilir. Verilen tedavi sonrası bu kistlerde küçülme veya tamamen yok olma görülmezse ameliyat etmek gerekebilir.

Ameliyatla kistlerin çıkarılması için çeşitli ameliyat yöntemlerini kullanmaktayız:

  • Laparotomi  (açık ameliyat): Kötü huylu olma potansiyeli yüksek olan kitleleri batın içine yayılmadan bir bütün halinde çıkarmamıza fırsat veren bu ameliyat tekniği aynı zamanda kanser evrelemesi yapmamız için yeterli bir cerrahi alan sunarak bize ve hastamıza kolaylık sağlamaktadır.
  • Mini – laparotomi: Küçük veya orta büyüklükteki kistleri çıkarmak için sezaryen kesisinden daha küçük bir kesi ile kisti çıkara bilmekteyiz. Daha kısa operasyon süresi, düşük oranlarda kist rüptürüne ( ameliyat esnasında kistin kendiliğinden patlaması veya bilinçli olarak doktor tarafından patlatılması)  olanak sağlar. Hastalarımız küçük bir kesiye sahip olduklarından aynı gün taburcu olabilmektedir.
  • Laparoskopi (kapalı ameliyat): Göbek deliği dahil olmak üzere 2 ya da 3 küçük delikten sokulan aletlerle kisti yumurtalık dokusundan soyarak çıkarıyoruz. Ardından bu tarz dokuları karnın dışına çıkarmaya yarayan özel torbalar yardımı kisti karnın dışına alıp operasyona son veriyoruz. Daha küçük kesi alanları ve kısa ameliyat süreleri sayesinde hastalarımız hızla iyileşip günlük hayatlarına kolayca geri dönmektedir.

Kist Hastalıkları Ameliyattan Sonra Tekrar Eder Mi? (Nüks Eder Mi?)

Bazı kötü huylu kistler komşu doku ve oluşumlara yayılması nedeniyle tekrar edebilir. Ancak kötü huylu bir kist olsa da cerrahi sınırlarda kötü huylu hücreler kalmayacak şekilde ameliyat edilmişse ya da iyi huylu bir kist ise tekrar etme ihtimalleri azdır. Kistler ameliyatla çıkarıldıktan sonra muayene ve ultrasonografi ile takip aralıklarının 6 ay olması uygundur.






Merhaba
Sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyarız.
kapat